  Kendi sorunlarına sahip çıkamayan bir toplum kendini anlatamaz. Etrafında olup bitenlere aldırmayan bir toplumda, kendi geleceğine sahip çıkamaz.
Çevremizde büyük gürültüler koparılıyor. İnsanımız büyük acılar çekiyor. Duyduğu gürültülere,çektiği acılara tepki göstermeyen toplum şizofren toplumdur. Şizofreni; “Duygusal güdüklük” demektir. Kendi gemisini kurtaran kaptan hesabı hep ben diyen insanlarda şizofrendir.
15 aydır sizinleyiz. Gazete deyip geçmeyin…Bir aylık sayının hazırlanması günler alıyor. Mesaimiz dışında da çalışıp, yayınımızı aksatmamaya çalıştık.
Gölhisar’ı ve Gölhisar’lıyı çok seviyoruz. İnsanımızı çok seviyoruz. Sevmekte, sevilmekte güzel…Ama sevdiğin şey uğruna ölmek daha güzel…
Hele uğruna öleceğin vatan ise,bayrak ise,dil ise,toplumun kurtuluşu ise ölüm mukaddes bir son.
Kendini anlatamayan bir toplum kendi sesini duyuramaz. Kendini tanıtmayan bir memleket kendi olup ayakları üzerine basamaz.
Gölhisar aşkıydı bizi yollara düşüren,Gölhisarlılık ruhuydu bizi bu sarp yokuşlara salan. Gölhisar için yola çıktık, sıkıntılar çektik. Ama yılmadık, yorulmadık. Hiçbir önyargı taşımadan Gölhisar’ın sorunlarına parmak bastık.
Gölhisar’la ilgili şimdiye kadar yapılmış ciddi bir araştırmaya rastlayamadık. Müslüman Türk’ün yurdu olmazdan önce Gölhisar’ın tarihi taşlara,lahitlere, kalelere yazılmış. Taş duvarlar, araştırmacıların önünde hala canlı bir tarih olarak duruyor.
Bu diyarların vatan kılınmasında canlar veren yiğitlerin tarihi nerede? Bırakınız çok gerilere gitmeyi. Cumhuriyet döneminin Osman İçellileri, Şevki (Şavkı) Hocaları,Yeşildere’li Abdülhamit’in Baş pehlivanı Kara Bayramları, Efendioğulları, Asmalılı Hamdi Hocaları ve daha nicelerini yeni nesillere kim anlatacak, kim tanıtacak? Tarihini bilmeyen bir toplum hafızasını kaybetmiş bir insana benzer. Bölgesel inceleme-araştırma yazılarına ağırlık vermeye çalıştık. Bu konuda köy ilkokullarında görevli öğretmenlerimizin katkısı büyük oldu.
Gölhisar aydınını yazmaya ve sorunlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Daha güzel yarınlarda buluşmak umuduyla.
Not; Bu yazı 29.10.1995 tarihinde “Güzel Gölhisar” Gazetesinin 19. sayısında başyazı olarak yayınlanmıştır, “Niçin Gazete” olan başlığı “niçin ınternet gazeteciliği” şeklinde değiştirdik. |