|
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
|
|
| Gidiş Nereye (65 Kere Okunmuş) |
| Temmuz 19 2010 12:10:53 tarihinde Halit Can tarafından yazılmış: |
Malum olduğu gibi bu ülkede milliyetçiliğin temsilciliğini, yıllarca ülkücüler yapmaya çalışmış, bu beyanda çok da bedeller ödemişlerdir. Yıllarca bu tezlerini sürdüren ülkücüler birçok kesimce hor görülmüş, küçümsenmiş ve hedef gösterilmiştir. Bilhassa 12 Eylül öncesi, ülkücülerin dışındaki \"Biz de vatanseveriz\" tarzındaki soldan ve sağdan yükselen bazı cılız sesler olmuşsa da bunlar sözde kalmış, kıymeti harbiyesi olmayan tepkisel çıkışlar şeklinde olmuştur.
12 Eylül darbesini yapanlar ise sanırım biraz da kapattıkları bir siyasi partinin söylemi olduğundan mıdır? Bilemiyorum, milliyetçilik yerine \"Atatürk Milliyetçiliği\" söylemini tercih etmişler ve Anayasaya da bu terimi koymuşlardır.
Bunun dışında geçmişte milliyetçiliği baş tacı eden bir akım yoktur. İlerici ve entel solcularımız Leninci, Maocu, Enver Hocacı tartışmalarıyla bir yandan kendi aralarında çatışırken, diğer yandan ülkücülere her türlü sözlü ve fiili saldırıyı pervasızca yapmaktan geri kalmamışlar, bu arada sol cenaha mensup Atilla İlhan, Kemal Tahir gibi milli düşünen aydınları da dışlamışlardır.
Yaptığımız bu kısa tahlilden sonra şimdi ne oldu da bizim sol tüfekler \"ulusalcılığa\" sarıldı hep merak etmişimdir. Elbette bu gelişmede Atilla İlhan\'ın belli bir rolü vardır. Ancak Atilla İlhan bu ülkede, bu görüşleri savunan yeni bir aydın değildi. O yıllarca benzer görüşleri savunmuştu.
Ulusalcılık akımın ülkemizde son yıllardaki gelişmesinde büyük rol oynayan birisi vardır. O zat,12 Eylül öncesinin Maocusu, 12 Eylül sonrası sözde \"gazetecilik adına\" terörist başıyla görüşmekte bir sakınca görmeyen, daha sonra da \"ulusalcı\" kesilen malum kişidir dersem sanırım kimi kastettiğimi anlarsınız.
Anadolu\'da bir söz vardır, \"onun ayağının bastığı yerde ot bitmez\" diye… Bu ulusalcılık akımı bana bu sözü hatırlatıyor. Sözün özü bu akımın altında dış güçlerin parmağı olduğunu düşünüyorum. Dış güçlerin, bu akım yoluyla, bir yandan milliyetçiliği yozlaştırırken, diğer yandan yönetimde kalması kendilerinin yararına olan mevcut iktidarı ayakta tutmayı amaçladıklarını düşünüyorum.
Eğer işler normal seyrinde gitseydi, bugüne kadar AKP, ya iktidarı kaybetmiş, ya da büyük oranda güç kaybetmiş olurdu. Bu güçler, tesirleri altında bulunan bazı kimse ve zümreler vasıtasıyla tabiri caizse ulusalcıları gaza getirerek ve bilhassa halkın dini duygularını zaman zaman rencide ve istismar ederek, mevcut iktidarı güçlendirmeyi amaçlıyorlar ve bunda da başarılı oluyorlar.
Bu size ütopik bir düşünce olarak gelebilir, ama amiyane tabiriyle \"Hatice\'ye bakma, neticeye bak\" diye bir sözümüz vardır. Gerçekten neticeye bakacak olursak böyle bir oyunun sahnelendiğini rahatça görebiliriz.
Şu anki görüntüye bakılınca, Ulusalcıların, laikliği bahane ederek, halkın dini değerlerini aşağılama şeklinde kendilerine biçilen rolü çok güzel oynadıkları görülmektedir. Zaten bizim bu sol tüfeklerin dinden imandan pek haberleri yoktur. Birçoğu elzem derecedeki basit inanç, ibadet ve muamelat konularını bilmez; öyle olunca da halkın ne tarz sözlerden muazzep olacağını da algılayamazlar. Maalesef birçoğu iyi niyetli ve dine saygılı da olsa bilgi eksikliğinden dolayı bu hatalara düşmektedirler. Bunların dini bilgileri, \"Biz de Müslüman\'ız, benim babam veya dedem de hocaydı\" serzenişinden ibarettir. Durum böyle olunca, bu kadar toplumun değerlerinden uzak, aydınların bulunduğu, toplumun adeta katmanlara ayrıldığı bir ülkede balık avlamak oldukça kolaylaşmaktadır.
Meselelere duygusallığı bir yana iterek gerçekçi bakmak durumundayız. Toplum iki kampa bölünmeye çalışılıyor. İktidar yanlısı ve ötekiler. Aslında meseleyi o kadar basite indirgemek kolay değildir. Fakat öyle bir netice doğmaktadır. AKP\'ye yönelik kapatma kararı değerlendirilirken, her demokratik ülkede partiler kapatılabilir deniyor. Bu doğru bir ifade olabilir. Bir muhasebe yapalım, acaba mevcut iktidar, koyduğu dine dayalı kanunlar ve uygulamalar yoluyla mı, yoksa dış güçlere çıkar sağlayan kanunlarla ve uygulamalarla mı bu ülkeye fazla zarar vermiştir. O halde niye bu parti hakkında vatana ihanetten değil de, laikliğe aykırı fiillerinden dolayı dava açılıyor veya bu şekilde basına yansıtılıyor.
Her ülkenin yasasında parti kapatmakla ilgili hüküm olabilir. Ama bugüne kadar iktidarda olan ve bu kadar sandalyeye sahip bir partiye kapatma davası açan bir ülke var mıdır? Hem ekserisi Müslüman olan bir ülkede, dini gerekçelerle parti kapatma davası açmanın toplumu ikiye böleceği niye hesap edilmiyor? Evet, Her ülkede parti kapatılabilir; ama bu partiler uç, toplumda fazla taban bulamayan partileridir. Eğer siz bu kadar oy almış ve iktidar olmuş bir partiyi de uç görüyorsanız; bu da gerçeği yansıtıyorsa o zaman toplum marjinalleşmiş demektir ve durum çok daha vahimdir.
Birileri bizimle istediği gibi oynuyorsa bize düşen, önce oynanan oyunları görmek ve tedbirlerini alabilmektir. Halk tercihinde doğru yapmışsa buna denilebilecek bir şey yoktur. Halk tercihini doğru kullanamadıysa onlara doğruları anlatamayan, siyasetçiler, aydın, medya ve diğer ilgililer görevini yapmamış veya yapamamıştır. Bunun önüne de parti kapatarak geçilebileceği kanaatinde değiliz. Evet, hukuk önemlidir ama salt hukuk diye bir şey olmaz, salt demokrasi, salt laiklik, salt din de olmaz. Bunların hepsi insan ve toplumun huzuru içindir. Bundan önce daha milli bir görüntü veren Refah Partisi alaşağı edilerek kapatılmış ve buna tepki olarak mevcut parti ortaya çıkmış ve iktidar olmuştur.
\"Akıllı düşman, akılsız dosttan iyidir\" diye bir sözümüz vardır. Herhalde şu an AKP ve onun zihniyetinde olanlar, \"Böyle muhalefet, müttefikten iyidir\" diyorlardır. Sol, Yıllardır \"Bu halk bizi anlamıyor\" mazeretine sığınır. Peki, mazerete sığınmalar neyi değiştirecek?
Neticede \"ben dindarım\" demekle dindar olunmadığı gibi \"Ben ulusalcıyım demekle de ulusalcı olunmaz. Önce kendinizi halka anlatacak, doğrulanızı onlara kabul ettireceksiniz. Sonra hazırladığınız projelerinizi hayata geçireceksiniz.
Birileri \"Milliyetçilik kimsenin tekelinde değildir\" derken, şimdi onların birçoğu ulusalcı oluverdiler. Rüzgârın esişine göre ideoloji belirlemek de herhalde bize mahsus bir tutum… Evvelki gün sosyalist, dün Batıcı, bugün ulusalcı, yarın Allah kerim.
Biz dün de milliyetçiydik, bugün de milliyetçiyiz, yarın da milliyetçi olacağız. Halkın değerlerine yukardan bakarak, halka rağmen başarı elde edileceğine inanmıyoruz. Hele halkın değerlerinden bihaber olarak asla…
|
|
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
|
|
 Tursun AKDAĞ |
|
|
Kader dostlugunuzu sinayacak samimiyetinizi açiga çikaracaktir. |
|