Eylül 07 2010 14:53:48
Ana Menü
En Son İncelemeler
¤ deneme
¤ Gölhisar İlçesinin T...
¤ Sorsam Burdurlu musun?
¤ Yalnız Ağaç .Ömer Er...
¤ Zaman Üzerine
Son Eklenen Şiierler
caniyisever
» HER ŞEYİ GÖRDÜM
yonetici
» Yemeklerin Dili
caniyisever
» KADİR GECESİ
caniyisever
» İDRAK ET ANLA
caniyisever
» ANLEYAMADIM
caniyisever
» YOLUMU ÇİZDİM
caniyisever
» DALDIM YİNE
caniyisever
» DOSTÇA YAŞANAN
caniyisever
» DEĞİŞTİM
caniyisever
» HEPSİNİ ALAVERİN
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

05/09/2010 17:57
Bütün Türk Islam aleminin Kadir Gecesini tebrik ederim

01/09/2010 11:18
Saklanbaçta birbirmizin yerini söylemeye çalışırdık.Şimdi saklandığımız yeri kendimiz bile bilmiyoruz.Düştüğü
müzde dizlerimiz kanıyordu,şimdi ise kalbimiz..

30/08/2010 20:15

15/08/2010 18:49
Türk-islam aleminin ve Dünya ´daki Bütün Gölhisarlilarin Ramazanlarini tebrik ederim

15/08/2010 18:40
mesaj kösesini, Reklam kösesine cevirdiniz.Tebrik ederim.

Etkinlikler
« Eylül 2010 »
Pzt Sa Çrş Prş Cm Cts Pz
       1  2  3  4  5 
 6  7  8  9 10 11 12 
13 14 15 16 17 18 19 
20 21 22 23 24 25 26 
27 28 29 30          
Rastgele Foto
Yaşasın Tembellik
Uzun süredir beri içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Toplum olarak birçoğunuzun da aynı duygular içerisinde olduğunu tahmin edebiliyorum ve gözlemliyorum. Fikrime katılırsınız veya katılmazsınız bilemem ama çok çalışkan bir toplum olduğumuz da söylenemez. Genelde işlerimizi ihmal ediyoruz ve son ana kadar bekletiyoruz.

Onun için dilimizde ihmalkârlık üzerine birçok atasözleri vardır. "Bugünün işini yarına bırakma" deriz mesela… Ama uygulamaya bakınca devlet dairelerinde bile "Bugün git, yarın gel" anlayışı hâkimdir.

Fertleri içinde bulunduğu toplumdan tamamen soyutlamak mümkün değildir. Elbette kendimizi bedbin hissetmemizde ülkenin içinde bulunduğu kısır çekişmeler de büyük oranda etkendir. Hem ülke içinde ve hem ülke dışında acil çözüm üretilmesi gereken bu kadar problem varken gündem tamamen cumhurbaşkanlığı konusuna kilitlenmiş durumda… Bir kesim, "Tayip Erdoğan cumhurbaşkanı olacak bütün dertler bitecek" anlayışı içerisinde iken diğer kesim ise "Erdoğan cumhurbaşkanı olursa her şey bitecek, ülke elden gidecek" anlayışını seslendiriyor.

Aslına bakarsak bu görüşlerin ikisinin de gerçeği yansıtmadığını görüyoruz. Türkiye gibi önemli bir ülkenin kaderi bir kişiye nasıl endekslenebilir? Bunu gerçekten anlamak mümkün değildir. Arkasında bu kadar destek varken Sayın Erdoğan başbakanken ne yaptı da cumhurbaşkanı olunca ne yapacak, hangi sorunları çözecek?

Bazı kesimler önceki dönemlerdeki gibi açık kriz olmadığı için mevcut hükümeti başarılı görme eğilimindeler. Hâlbuki bize sorarsanız ülkenin içinde bulunduğu durum gün geçtikçe kötüye gitmektedir. Dış borcun geldiği nokta hepimizce malum, cari açık ise sos vermektedir. Ekonomi, dışarıdan rant amacıyla gelen sözde yabancı sermaye ile ayakta durmaya çalışmakta… Hükümet, küresel güçlere ait sermayeyi rahatsız edecek bir karar alsa hemen arkasından krizin geleceği bilinmektedir. Aksini düşünenler elbette olacaktır ama keşke bizim görüşlerimiz yanlış olsa… Hepimizin bildiği gibi gerek borsada ve gerek ülke içerisinde faaliyet gösteren bankalarda yer alan yabancı sermayeden hiçbir vergi alınmamaktadır. Eğer bu sermayeden vergi alınmaya kalkılırsa bu paraların anında ülkeyi terk edeceği bilinmektedir.

Ayrıca bu sermayenin büyük bir kısmı politik amaçlı olarak piyasalarda yer almaktadır. Ülkeyi yönetenler bu sermayenin arkasındaki güçlerin istemediği politik kararlar almaya kalkışsa; mesela milli politika izlemeye yönelse yine bu sermaye sahiplerinin ülke ekonomisi üzerinde spekülasyon yapacağı açıktır. Mevcut hükümet dış güçlerle işbirliği yaparak ve içeriden kendisine yönelen muhalefete karşı dışarıdaki bazı lobileri denge unsuru olarak kullanmak suretiyle kendince oyunu kuralına göre oynamaktadır. Fakat şurası iyi bilinmelidir ki ülke yönetmek, hele Türkiye gibi önemli bir ülkenin dengeleriyle oynamak bir oyun değildir. Bu şekilde bir politika izleyerek belki eyyamcı bir politikayla bir süre idare edilebilir ama bu hiçbir zaman çıkar yol değildir. Bu gidişatın sonu iyi değildir ve eninde sonunda dananın kuyruğu kopacaktır ve asıl felaketi o zaman yaşarız.

Ülkemizin kangren olmuş birçok meselesi vardır ve bu sorunların çözümsüzlüğe uğramasının en büyük nedeni bölünmüşlüktür. Amipler gibi gün geçtikçe bölünmeye devam ediyoruz. Bazen Türk Milletinin türemiş olduğu tek hücreli canlı acaba amipler midir diye kendi kendime fikir jimnastiği yapıyorum. Darvin'in kulakları çınlasın…

Birçok alanda vuku bulan bölünmüşlük haliyle siyasi arenaya da yansımış durumdadır ve bu alanda sağda ve solda yaşadığımız çok başlılık ülkemizin geleceğini başkalarının ipoteğine bırakmak gibi bir sonuç doğurmaktadır. Bunlar ülkemiz için son derece tehlikeli gelişmelerdir. 12 Eylül 1980 hareketinin bir sonucu olan bu bölünmüşlük mutlaka ciddiye alınmalı ve acil çözüm üretilmelidir.

Ülkemiz, küresel güçlerin ve onlarca yönlendirilen sermayenin istediği gibi at oynattığı bir arena haline dönüştürülmüştür. Bizce İşin en elim tarafı ise kim iktidar olursa olsun ve gelen iktidar ne kadar kararlı olursa olsun ülkeye çöreklenmiş olan bu art niyetli güçlerle baş edebilmenin kolay olmadığının açık olmasıdır.

Ülkeyi kendi amaçları doğrultusunda yönlendirme ve yönetme amacındaki dış mihrakların ve onların ülke içerisindeki işbirlikçilerinin bertaraf edilebilmesi için ülkeyi yönetecek iktidarlar adayı siyasi partilerde kesin bir milli duruş ve milli politikaları uygulayacak milli kadro ile birlikte en az 40–50 milyar dolarlık bir sıcak kaynağın bulunması zorunlu görülmektedir. Yoksa mevcut iktidar milli politika uygulamaya niyetlendiği anda piyasada bulunan kaynağı belirsiz kara para hemen iç piyasayı terk etmekte ve böylece kriz yaratılmaktadır. Milli politikalar uygulayacak iktidarın elinde sözünü ettiğimiz oranlarda bir sıcak para olursa piyasadan çekilen parayı dengelemek için hemen bu sermaye piyasaya sürülecek ve olası krizin önüne geçilebilecektir.

Türkiye gibi jeopolitik ve stratejik ülkelerde, her zaman piyasada oluşturulabilecek spekülatif hareketlere karşı bu operasyonları bertaraf edebilecek yeterli öz sermayenin mevcut olması kaçınılmazdır.

Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. Ancak muz cumhuriyeti benzeri ülkelerde yabancı sermaye ve turizm gelirlerine ümit bağlayarak ekonomi tasarımlanabilir. Çünkü dünyaya hükmetme arzusundaki ülkeler için bu tarz ülkeler yeri gelince kolayca yenilip hazmedilebilecek ülkelerdir ve bundan dolayı olağan koşullarda gerek yabancı sermayeyle ve gerekse turizm vs gelirleriyle varlığını sürdürmesine müsaade edilir. Hazmedilemeyecek ülkeler ise önce bölünerek veya zayıflatılarak hazmedilebilecek hale getirilir. Daha sonra lütfen ve inayeten varlığını sürdürmesine müsaade edilir. Yeri geldikçe de "Sen benim himmetimle ayakta durmaktasın" diye kendilerine ima edilir.

Hem dünyanın dördüncü ordusuna sahip ülkesi olacaksınız hem de ekonominizi yabancı sermaye ile turizm vs gibi kendi emek ve üretiminize dayanmayan gelirlerle ayakta tutacaksınız. Bu olur şey değildir ve olmadığı da tecrübeler sonucu görülmüştür. Bundan yabancı sermaye ve turizme karşı olduğumuz gibi bir mana çıkarılmamalıdır. Ancak büyük devletler kendi üretimleriyle ve öz kaynaklarıyla varlığını sürdürmek zorundadır. Planlamalarını ve istikballerini kendi kaynaklarına güvenerek kurgularlar buna yabancı sermaye ve turizm gibi gelirler de eklenince halkının refah düzeyi artmış olur ancak herhangi bir nedenle daha ziyade başkalarının inisiyatifine bağlı olan ikincil gelirler azalır veya kesilirse refah düzeyi belki düşüş gösterir ancak o ülke kendi kaynaklarıyla yine de kolayca varlığını sürdürebilir.

Bu şekilde düşünür ve hareket edersek geleceğimizden emin olabiliriz. Hâlbuki geçmiş dönemlerde politikacılarımız ve aydınlarımız küreselleşme, yenidünya düzeni vs gibi söylemlerle yanlış bir istikamete ve yanlış bir anlayışa doğru sürüklediler ve bugün bunun sıkıntısını çekiyoruz. Amerika'yı tekrar keşfetmeye gerek yoktur. Rusya'nın yapmış olduğu dönüşüm ve toparlanmayı ne kadar çabuk yapabilirsek, felaketi o kadar az hasarla atlatmış oluruz.

Zararın neresinden dönersek kardır.
Halit Can
Yorum
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola





Anket
Yaz Döneminde açılmasını istediğiniz kurslar?















Oy vermek için üye olmanız gerekmektedir.
Son Kaybımız

Tursun AKDAĞ
Günün Sözü
Kader dostlugunuzu sinayacak samimiyetinizi açiga çikaracaktir.
Flash Saat
Reklamlar
SunamOnline

Yelişdereliler Derneği

Gölhisar Meslek Yüksekokulu

Gölhisar Devlet Hastanesi

Gölhisar Mesem

Gölhisar Belediyesi

Göltur

Reklam İstatistikleri
İstatistikler
Webstat
web siteleri
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 44,231 Tekil Ziyaretçi